Vakit'ten Başbuğ'la İlgili İkinci İlginç İddia



Daha önce isim vermeden 'Ağlama Duvarı'nda bir bürokrat' başlığıyla yayımladığı haberde, Org. Başbuğ'a ait olduğu belirtilen Kudüs'teki Ağlama Duvarı önünde çekilmiş sivil kıyafetli fotoğraflara yer veren Vakit gazetesi, dün de Başbuğ'la ilgili ikinci bir belgeyi daha gündeme taşıdı.

Gazete, belgenin Org. Başbuğ'un 'Büyük Kulüp'e (Cercie d'Orient) yaptığı üyelik başvurusuyla ilgili olduğunu iddia etti.

Haberde, 'yaklaşık 160 mason üyesi bulunan derneğe yapılan başvurunun kabul edildiğinin anlaşıldığı' ifade edildi. Ardından şöyle denildi: 'Paşa'nın dernekte ne görev alacağı ve neden üye olduğu merak ediliyor.'



Habereditör

Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

ABD-İsrail'in Korkunç Planı


İsrail'de inşaat alanında faaliyet gösteren tek yabancı şirket olan Yılmazlar Grup'un Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet R. Yılmaz, ABD Başkanı George Bush'un İsrail'e, görev süresi bitmeden İran'a harekat yapılacağı güvencesi verdiğini ve 3. Dünya Savaşı'nın başlayabileceğini ifade ettiğini savundu. Yılmaz, “İran'a saldırı yapılırken, Irak'ın Kuzeyinde kendine uygun bir yapıyı temin etmek isteyen Amerika ve İsrail Türkiye'nin duyarsızlığını ve iç meseleleri ile uğraşmasını fırsat bilerek Türkiye aleyhinde birçok gelişmenin önünün açılmasına sebep olabilirler” dedi.

Yılmazlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz, yaptığı yazılı açıklamada, Amerika'da demokrat, savaş karşıtı ve potansiyel Müslüman olarak görülen Barak Obama'nın Bush Hükümeti ve İsrail'i son derece rahatsız ettiğini belirtti. Obama'ya güvenemeyen İsrail'in, İran'a harekat konusunda Bush'un görevden ayrılmasından önce harekete geçmesini istediğini ifade eden Yılmaz, Bush'un İsrail'in 60. kuruluş yıldönümü törenlerinde İsrail' bu güvenceyi verdiğini savundu. Yılmaz şöyle konuştu:

“Geçen hafta İsrail Meclisinde konuşan Bush ve kabinesi, görev süresi bitmeden İran'a harekat yapıp Obama'yı çaresiz bırakma konusunda İsrail'e güvence verdi. İsrail için Yahudi tarihinde en önemli olay sayılan 1.yy 'da Roma imparatorluğu tarafından İsrail'in yıkılışını hatırlatıp, İran'a gönderme yaparak, İsrail'in bir daha asla bu duruma düşmeyeceği ve 307 milyon Amerikalının bu konuda her türlü mücadeleyi vereceğinin sözünü verdi. Görevden ayrılmadan İran'a bir saldırı düzenlenebileceğinin altını çizdi ve bunun da 3. Dünya savaşının başlangıcı olacağını ifade etti. Bush tarihte İsrail'i düşmanlarına karşı koruyan ve Romalılar tarafından yıkılan surları (MASADA) referans gösterip, size söz veriyorum 'MASADA bir daha düşmeyecek' diyerek ant içti.”

İran'a harekatın gerçekleştirilmesi durumunda, Irak'ın kuzeyinde kendine uygun bir yapıyı temin etmek isteyen Amerika ve İsrail'in, Türkiye'nin duyarsızlığını ve iç meseleleri ile uğraşmasını fırsat bilerek, Türkiye aleyhinde bir çok gelişmenin önünün açılmasına sebep olabileceği görüşünü dile getiren Yılmaz şunları söyledi:

“Ne yazık ki, yanı başımızda bu meseleler hakkında kararlar alınırken bizler, kendi içerimizde bir birimizle didişerek enerjimizi içerde tüketmeye devam ediyoruz. Acilen Türkiye kendisini her alanda güçlendirerek çok kısa bir süre içerisinde yanı başımızda ortaya çıkacak olan yangına kendisini hazır hale getirmek zorundadır. Bu konu da TSK inisiyatif alarak halkı bu gelişmeler ışığında bilinçlendirmeli ve Türkiye'nin yönetiminde etkin her kuruma gerekli uyarıları yapmak durumundadır. Türkiye 2007 seçimlerinden sonra Hükümetsiz kalmıştır. Şu anda Türkiye'de bir Hükümet varlığından söz etmek mümkün değildir. Türkiye güçlü bir Hükümet ve ayrık güçlerin işbirliği ile bu meselelerin önüne geçmek zorundadır. Aksi takdirde bu meselelerin millet aleyhine ortaya çıkartacağı olumsuz koşulların sorumlusu sadece Hükümet değil ülke yönetimi üzerinde etkin olan her elit güç vebal altında.”

Habereditör
Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

İslam'a Hakaretin Bedeli Ağır Oldu

Rusya'da yayınlanan Pravda gazetesine göre, karikatür krizinden sonra Danimarka ekonomisi büyük darbe aldı.

İslam peygamberi Hz. Muhammed'in karikatürlerini yayımlayan dergi ve gazetelere müsaade eden Danimarka büyük bir darbe aldı.

Rus Pravda gazetesinin haberine göre, İslam peygamberine hakarete müsaade eden Danimarka'nın ekonomisi darbe aldı.

Gazetenin manşetinden verdiği habere göre Danimarka ekonomisi karikatür olayından sonra büyük darbe aldı ve almaya devam ediyor.

Gazete, Danimarka şirketlerinin Müslüman ülkelerinin boykotu yüzünden büyük maddi kayıplara uğradıklarını yazdı.

Haberde örnek olarak süt mamülleri üreten Danimarka'nın Arpa şirketi gösterildi. Orta Doğu'ya ihracat yapan bu şirketin zararı en az 250 milyon dolar olarak gösterildi.

ARLA FOODS: SATIŞLARIMIZ YARIYA İNDİ

Danimarka-İsveç menşeli süt mamülleri grubu Arla Foods, Ortadoğu ülkelerinde büyük bir pazara sahip. Arla Foods sözcüsü Theis Broegger, yaptığı açıklamada, "Şu anda satışlarımız planladığımızın yarısında. Bu trend böyle bir yıl devam ederse kazanç kaybımız 1.3 milyar kroner (174.28 milyon avro, 274 milyon dolar) olur. Fakat bu trendin böyle devam etmeyeceğini umut ediyoruz." dedi.

Ortadoğu ülkelerinde Arla Foods ürünleri 2006 yılında da boykot edildi. O dönem şirketin kar kaybı 450 milyon kroner oldu.

Süt mamülleri grubu başlıca peynir, yağ ve süt ihraç ediyor. Arla Foods Ortadoğu'da çok bilinen bir Danimarka şirketi. Mağaza raflarının en önünde Arla Foods mamülleri olmasına rağmen, Müslüman tükeciler bu ürünleri ısrarla görmezden geliyor. Broegger, "2006'da, satışlarımız tamamen durdu. Bu sefer farklı, hala satıyoruz, fakat boykotun olumsuz etkisi var. Bu etki bizim için çok ciddi." dedi.

EN BÜYÜK PAZAR SUUDİ ARABİSTAN

Suudi Arabistan, Arla Foods'un Ortadoğu'daki en büyük pazarı. Broegger, boykottan en fazla etkilendikleri ülkelerden birinin Suudi Arabistan olduğunu belirtti.

Arla Foods yaklaşık 100 ülkeye ihracat yapıyor. Satışlarının yüzde 73'ünü üretim tesislerinin bulunduğu Danimarka, İsveç ve İngiltere iç piyasasına yapıyor.

Haberde Danimarka'dan başka Hollanda devletinin de mallarının protesto edildiği bildirildi.

Dünya Bülteni
Yorumlar (1) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı Bölme Planları

Yorumlar (1) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

Tapınakçılar Geri Dönüyor

Tapınak Şovalyeleri’nin resmen dağıldıktan 700 yıl sonra yeniden birleşeceği öne sürüldü.

Kudüs’te 1096 yılında 9 Fransız soylusu tarafından kurulan ve dünyanın gelmiş geçmiş en gizli örgütü olarak tanımlanan Tapınak Şovalyeleri’nin resmen dağıldıktan 700 yıl sonra yeniden birleşeceği öne sürüldü. Avrupa tarihini şekillendiren ve amaçlarının dünyayı yönetmek olduğu iddia edilen tarikatın bugün sadece hayır işleriyle uğraşan kolu, 18 Mart’ta İngiliz Daily Telegraph gazetesine bir ilan verdi. İlanda, “Antik ve Asil Tapınak Şovalyeleri geri dönün ve birleşin” çağrısı yaptı. İlanın yayınlanmasından sonra internette yüzlerce komplo teorilerisi üretildi. Buna göre Tapınakçıların ilk hedefi 700 yıl önce Katolik Kilisesi’nin el koyduğu kale ve kiliselerini geri almak. Sonra da El Kaide ile savaşmak. Tarikatın kurulma amacı 13’üncü yüzyılda Kudüs’ü ziyaret eden Hıristiyanları korumaktı. Tarikat 1314’te Fransa Kralı ve Vatikan tarafından afaroz edilerek kapatılmıştı.

Tevhid Haber
Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

Milletimiz Önüne Yine Eski Bir Mağduriyet Filmi Konuluyor


AKP hakkında Yüksek Yargı tarafından açılan davanın hukuki yönlerini elbette tartışacak değiliz. Konunun sosyal ve siyasal yansımaları, hukuki sonuçlarından çok daha önemlidir.

Türk demokrasisi adına öncelik şu temel kuralın altını çizmemiz lazım gelir:

Demokratik yollarla elde edilen haklar, demokratik yollarla geri alınır, geri alınmalıdır.

Zira geçmiş tecrübelerle sabittir ki, kamu vicdanında yanlış makes bulacak ve milletin aklını farklı noktalara çelebilecek bahanelerle partileri kapatmaya kalkışmak, onları daha da güçlendirecek bir destek olmaktadır. AKP’ye yönelik son girişim de maalesef, böyle bir güç kazandırma ve destekleme manevrasına dönüşmüştür, dönüşmektedir.

Bu bağlamda AKP hükümetinin asıl mahkum edilmesi gereken yer, öncelikle kamu vicdanıdır. AKP’nin asıl gömülmesi gereken yer, seçim sandığıdır.

AKP hükümeti yaptığı icraatlarla milletin şamarını çoktan hak etmiştir.

Bu cümleden olarak halkımız, AKP’ye demokratik yollarla sandık başında hesap sormak istiyor. Halkımız, AKP’ye başka türlü yollarla hesap sorulursa, tekrar mağdur rollere bürünür, yine başımıza bela olur diyor.

AKP, elbette hesaba çekileceği ve hatta hesabını vermesi zor belki de imkansız olan pek çok icraata imza atmıştır.

AKP hükümeti, asırlar boyunca insanlığa adalet dağıtmış ve ne pahasına olursa olsun hep mazlumdan yana olmuş yüce milletimizin iradesini, bölgemizi işgal planı olan BOP ekseninde ABD’ye teslim etmiş ve işgalin stratejik ortakçısı yapmıştır. Irak’taki hazin işgal tablosunun vebali ABD’nin boynunda olduğu kadar, AKP’nin de omuzlarındadır.

AKP hükümeti, devletimizin kuruluş senedi olan Lozan’ın delik deşik eden azınlık yasasının mimarıdır.

AKP hükümeti, çıkardığı Toprak Kanunu ile vatan topraklarımızın 7’de 2’sini ecnebilere satmıştır.

AKP hükümeti, binlerce şehit verdiğimiz KKTC’yi AB ham hayali uğruna Rumlara teslim etmiştir.

AKP’nin verdiği tavizlerle suriçi İstanbul’da Vatikan benzeri din devletinden bahis açılıyor.

AKP’nin icraatları ve tavizleriyle Türkiye’nin bölünmesi konuşuluyor, parçalanması konuşuluyor, federasyon seslendiriliyor.

AKP hükümeti, milletimizi bir lokma ekmeğe muhtaç hale düşürürken, madenlerimizi ve en kârlı işletmelerimizi yabancılara peşkeş çekmiştir.

Vatan topraklarını ecnebiye satmasına, işletmeleri yabancılara peşkeş çekmesine rağmen AKP, devlet ve milletin borcunu 550 milyara tırmandırmıştır. Cari açık ve dış ticaret açığı Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. Devletin hazinesinde, ecnebilerin 85-90 milyar dolarlık emanet parası dışında para bırakmamıştır.

Sosyal Güvenlik yasasında, vatandaşın en temel sosyal haklarını, IMF’nin insafsız anlayışına kurban etmiştir.

Merkez Bankası Başkanı, küresel ekonomik dalgalanmaları bahane ederek iflası ilan etmiştir. Daha pek çok vahim icraatlar sıralanabilir.

AKP, eğer hesaba çekilecek ise, bu vahim icraatlar sebebiyle hesaba çekilmelidir.

Halkımızın kahır ekseriyeti, AKP’ye sandıkta hesap sormak üzere bileğlenmektedir.

Ancak milletimiz önüne yine eski bir mağduriyet filmi konuluyor…

AKP hükümetine, asıl hesap sorulması gereken böylesine okkalı devlet ve millet meseleleri bir tarafta duruyor. Millet nezdinde AKP’yi mağdur pozlara bürüyecek konulardan hesap açılıyor. Sanki AKP’ye tekrar cila çekiliyor.

ABD’nin stratejik ortağı olan AKP hükümetinin bugün böyle bir cilaya ihtiyacı vardır. Çünkü ABD, ırmağı geçerken geçerken at değiştirmenin doğru olmadığını herkes gibi bilmektedir. AKP, maalesef BOP ekseninde Amerika’nın Truva atı olarak hizmet vermektedir.

AKP hükümeti, Amerika’nın uzun zamandan beri seslendirdiği İran’a yönelik planlarına stratejik ortaklık adı altında teşne olmuştur. AKP, vatan topraklarımızı, ABD’nin sanki 52’inci eyaletiymiş gibi muhtemel İran manevrasında kullanılacak radar ve füze savunma sistemlerini konuşlandırma sahası olarak açmaya hazırlanmaktadır. Türkiye böyle bir BOP atmosferinden geçmektedir.

Milletimiz, AKP’nin icraatlarına ilişkin gerçekleri fark etmek üzere iken, sürpriz biçimde ortaya çıkan kapatma davası, AKP’yi mağdur pozlara büründürmüştür. Halbuki, tekraren teyid ediyoruz ki, kıymetli halkımız, AKP’ye başka türlü yollarla hesap sorulursa, tekrar mağdur rollere bürünür, yine başımıza bela olur diyor. Devlet ve milletimize yönelik dahili ve harici oyunları bozmak istiyorsak, toplumumuzun bu duyarlılığı dikkate alınmalıdır; AKP, gerçekten gömülecek ise sandığa gömülmelidir.

Gelişmeleri ve toplumun nabzını bu perspektiften okumadığımız müddetçe; devlet ve milletimiz, sürekli kendi evlatları eliyle oyuna gelmeye, hatta BOP gibi başkalarının oyunlarında figüran olmaya mahkum edilir.

Bağımsız Türkiye Partisi olarak deriz ki, devlet ve milletimizin akl-ı selim sahipleri, yeni yeni yerel, bölgesel ve küresel çoraplar başımıza örülmeden evvel, içinde yaşadığımız gerçekleri böyle görmeli ve milletimizin de böyle görmesini sağlamalıdır.

BTP Genel Merkezi
Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

Oscarlı Yıldızın 11 Eylül Bombası


Oscar ödülünü 48 yıl aradan sonra kazanan ilk Fransız aktris Marion Cotillard, ABD'yi 11 Eylül saldırılarını uydurmakla suçladı.Geçtiğimiz ay düzenlenen Oscar töreninde Kaldırım Serçesi filmiyle en iyi kadın oyuncu Oscar'ını alan Fransız Marion Cotillard Amerikalılar'ı kızdıracak.

Cotillard, "11 Eylül'e asla inanmıyorum, Amerikalılar'ın bizi kandırdıklarını düşünüyorum. Bunu, politikanın bir çözüm olmaktan çıkması için yaptılar. Binalara çarpan başka uçaklar da gördük fakat hiçbirisi böyle yanmadı. Aynı uçak saldırıları diyelim İspanya'da olsaydı, o binalar göçmez, 24 saat yanardı belki. Nasıl oldu da koskoca binalar göçtü? Amerikalılar tarafından kandırıldığımızı düşünüyorum" dedi. Hatta film yıldızı şuna da inanıyor: Adamlar o binaları yıkmayı çok önceden düşünmüşlerdi. Yıkıp, yerine daha modernini yapmak istiyorlardı.


AMERİKA AY’A ÇIKMADI

Para ve prestijin umrunda olmadığını kaydeden Cotillard, Amerikalılar'ın Ay'a çıkmasının da bir yalandan ibaret olduğunu düşünüyor.

İngiliz BAFTA ve Altın Küre sinema ödüllerinde de en iyi kadın oyuncu ödüllerini kazanmıştı.

itibarhaber
Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

Şehidlere Ölü Diyen "Bizim" Gazete


İslami hassasiyetlere değer veren ve bu medya grubu içerisinde görülen bir gazete, Filistin'de inançları yüzünden vurulan müslümanlara yine ölü dedi.

Zaman gazetesi, birkaç saat önce internet adresinden verdiği ajans haberinde, Filistin'de şehid edilen 3 müslümana ölü, ölüler, öldürüldüler gibi kelimeler kullandı... Bu durum birçok kesimden tepki topladı...

İşte ZAMAN'ın haberi;

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği roket saldırısında, 3 Filistinli öldü.

Hamas sözcüsü, Beyt Hanun kasabası yakınındaki roket saldırısında ölenlerin sivil olduğunu belirtti. Ölenlerin yakınları, İsrail roketlerinin hedefi olan kurbanların piknik yapan 3 bankacı olduğunu söyledi. İsrail ordusu yetkilisi, olayın araştırıldığını belirtti.

Haber5
Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

Umorov'un Emirlik İlanının Tam Metni

Kafkasya’da emirlik ilanıyla ilgili Çeçen-İçkerya başkanı Doku Umarov’a atfedilen açıklamanın tam metni nihayet ortaya çıktı.

Chechennews’e gönderilen ve Çeçen direnişçilerin ideologu olarak görülen Movladi Udugov ve kardeşi İ. Umarov tarafından kaleme alındığı zannedilen e-postada yer alan mesaj Umarov’un imzasını taşıyor.

28 Ekim tarihli mesajda Umarov imzasının altında ‘Kafkasya Emirliği Emiri’ ibaresi yer alıyor. Ajans Kafkas’ın Türkçeye aktardığı metin aynen şöyle:

“Rahman, Rahim Allah'ın adıyla.
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü!
Biz mücahitler inanmayanlarla meydan muharebesi için değil Allah'ın şeriatını topraklarımızda kurmak için savaşmaya başladık. Allah, insanların durumunu, insanlar kendileri değiştirmediği müddetçe değiştirmeyeceğini söylüyor. Bugün, diğer tüm zamanlarda olduğu gibi, durum sadece elde silah ile değiştirilebilir. Şayet Allah'ın dini yeryüzünde başka bir yolla kökleştirilebilecek olsaydı, Peygamberimiz (salat ve selam olsun) 27 meydan muharebesine katılmazdı. Allah'tan başka güç ve kudret yok, Allah bu konuda yapabildiğimiz kadarıyla savaşı yürütebilmek için güç hazırlamamızı söylüyor. Yapabildiğim kadar kafirlerde olduğu kadar anlamına gelmiyor. Bu şu anda mümkün değil, kimse yanılmasın ve hatırlasın ki: Müslümanların zaferi Allah'ın izniyle savaşçıların sayısı, silahların bolluğu ile değil, dindarlığımız ile geliyor. Dindarlık ise, Allah'ın belirlediği helal ve haram sınırlarını aşmaktan korkmaktır. En önemli yasak, inanç formülünde ifade ediliyor: La ilaha illallah. Bu sözleri tekrarlamak, Müslümanların çoğunluğunun yaptığı gibi tekrar etmek kolay, ama bu sözleri hayatına geçirmek öyle kolay ve basit değil, çünkü cennet için savaşmak öyle kolay ve basit değil.

Yüce Allah Kur'an'da, istediği takdirde her günahı bağışlayacağı, ancak şirki bağışlamayacağı konusunda uyarıyor. Müslüman hayatı boyunca bundan her zaman korkmalı. Bundan dolayı, biz mücahitler Allah'tan gelmeyen her türlü kanun, kaide, tüzüğü reddediyoruz. Hiçbir zaman sona ermemiş olan Rus kafirlere karşı savaş, 16 yıl önce Çeçenistan'da Çeçen halkının lideri Cohar Dudayev tarafından yeniden başlatıldı. Bu süre içinde birkaç lider değişti. Allah'tan onların ve önümüzden giden kardeşlerimizin gazalarını mübarek kılmasını istiyoruz.

O günden beri ne tür politik sloganlar gündeme getirilmiş olursa olsun, ne tür ifadelerle düşünceler ifade edilmiş olursa olsun, Rus kafirlerle mücadeleye giren herkes sadece cihat ve Allah yolunda ölümden söz etti. İnşallah herkese niyeti üzerine karşılık verilir.

Cihadın her başkanı dini ve durumu nasıl gördüğüne bağlı olarak konuştu ve hareket etti. Bizler, İnşallah onları ne kınıyor ne eleştiriyoruz, Allah'tan bizler ve onlar üzerine merhamet etmesini istiyoruz.

Allah'ın iradesiyle, hamd O'na olsun, cihada başkanlık yapmak bana da düştü. Yüce yaradan görüyor, bu sorumluğu aramadım ve istemedim, hiçbir zaman da böyle bir zorluğun omuzlarıma düşeceğini düşünmedim. Ama bu görev bana verildiğine göre, Yüce Allah'ın bana verdiği anlayışla Cihat organize edilmesine başkanlık edeceğim.

La ilahe illallah bayrağı altında inanmayanlara karşı savaşan tüm Müslümanlara ilan ediyorum. Bu, Kafkasya mücahitleri emiri olduğum, tağuta bağlı her şeyi reddettiğim anlamına geliyor. Dünyada konulmuş olan tüm kafir kanunları reddediyorum. İnanmayanların Kafkasya topraklarında inşa ettiği her türlü kanun ve sistemi reddediyorum. İnanmayanların Müslümanları ayırdığı isimlerin tümünü kanun dışı ilan ediyor ve reddediyorum. 'Kuzey Kafkasya', 'Transkafkasya cumhuriyetleri' ve benzeri adlandırmalar altındaki etnik, bölgesel-sömürge bölgelerini kanun dışı ilan ediyorum. Bana beyat eden mücahitlerin cihat yaptığı tüm Kafkasya topraklarını Kafkasya Emirliği vilayetleri olarak ilan ediyorum. Vilayet Dağıstan, vilayet Nohçi, vilayet Kabardey-Balkar ve Karaçay…

Kafkasya Emirliği sınırlarını belirlemeyi gerekli düşünmüyorum. Öncelikli olarak, çünkü Kafkasya kafirler tarafından işgal edildi ve Darulharp, savaş bölgesi sayılıyor, öncelikli görevimiz, kafirleri kovarak topraklarında Şeraiti kökleştirerek Kafkasya'yı Darusselam'a çevirmek. İkinci olarak kafirleri kovduktan sonra Müslümanların tüm tarihi topraklarını yeniden kazanmamız lazım, bu sınırlar ise Kafkasya sınırları dışına çıkıyor.

Tüm alim ve alim olmayan iki yüzlülerin, bizlerin mücerret, muhtemel bir devlet kurduğumuzu iddia edeceğini tahmin ediyorum. Şunu söylemek istiyorum, İnşallah Kafkasya Emirliği bugün var olan tüm suni sömürge bölgelerinden daha gerçek bir teşekkül olacak. Bizler, titiz, metotla adım adım topraklarımızda şeriat düzenini uygulayıp kökleştireceğiz. Şeriatin yerleştirilmesi, Allah'ın sözünün yükseltilmesi, cihat ruhudur.

Cihattan geri kalan ve cihattan ayrılanların farklı delilleri vardı. Bunlardan biri, yanlışlıkla değişiklik yapmadan bıraktığımız ve önem vermediğimiz demokratik adlandırmalardır. Bu delili kabul ediyorum, bu isim ve adlandırmaları reddediyoruz. Düşüncelerimiz, ifadelerimiz ve işlerimizi sıkı bir şekilde birbirine uygun hale getirme zamanı geldi. Yüce yaratanın karşısına çıkacağımız gün, benim için suçlama, onlar için temize çıkma olmasını istemiyorum. Allah'ın cezalandırmasından korkuyorum. Bundan dolayı bir kez daha hangi bayrak altında cihada başladığımızı hatırlatıyorum. Bizler cihada, Allah'ın şeriatını kökleştirmek için başladık. Bu yol üzerinde gayret edeceğiz, sonuç Allah'tan.

Daha öncede söyledim, yeniden tekrarlıyorum. Bizler Müslüman ümmetin ayrılmaz parçasıyız. Sadece doğrudan kendisine saldırmış olan kafirleri düşman olarak ilan eden Müslümanların tavrı beni üzüyor. Bununla beraber, tüm inançsızların tek millet olduğunu unutarak diğer kafirlerden destek ve merhamet arıyorlar. Bugün Afganistan'da, Irak, Somali, Filistin'de kardeşlerimiz savaşıyor. Müslüman’a saldıran herkes, onlar nerede olursa olsun bizim ortak düşmanımızdır. Düşmanımız sadece Rusya değil, İslam ve Müslüman’a karşı savaşan herkes, Amerika, İngiltere, İsrail'dir. Ve onlar bizim öncelikli düşmanımız, çünkü onlar Allah'ın düşmanı. Ancak yine de bu tavrın ikiyüzlüler tarafından kınanacağını, zayıf Müslümanların panik olacağını tahmin ediyorum. Bu tür durumlarda, tipik deliller, bunun akıllıca bir politika olmadığı, tüm dünyayı karşımıza aldığımız şeklinde oluyor. Subhanallah! Şu anda Müslümanlara karşı tüm inançsızlar dünyası ve mürtetlerin savaşmadığını düşünmek mümkün mü? Politikaya gelince, tüm muhaliflerime şunu söylemek istiyorum: gerçek ve makul politika Kur'an ve Sünnete dayanan politikadır. Makul olmayan politika ise, boş beklentiler, anlamsız fantazi ve görülen güce karşı korkuya dayanan politikadır.

Allah yolunda savaşan mücahitlere ve zelil edilmiş, küçük düşürülmüş Müslümanlara hatırlatıyorum, ben Kafkasya mücahitler emiriyim, cihat başkanı olarak bana bağlanan mücahitlerin bulunduğu tüm bölgelerde tek kanuni otoriteyim.
Tüm Müslümanlar ellerinden geldiğince mücahitlere yardım etmek zorunda. Ve hatırlatıyorum: Kafirler ve yerel dalkavuklardan mürtetler yönetim kurumları değil, yok edilme hedefleridirler. Allahu Ekber! Allahu Ekber! Allahu Ekber! Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuhu.”

Ajans Kafkas

Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

"Kazılar, Mescid-i Aksa'nın Temeline Ulaştı"


Filistin’de 1948 yılında işgal edilmiş topraklarda faaliyet gösteren İslami Hareket lideri Şeyh Raid Salah, Kudüs sorununun önümüzdeki Kasım ayında düzenlenecek olan Sonbahar Konferansı’nda pazarlık konusu yapılmasını eleştirdi.

Salah, Kudüs’ün Sonbahar Konferansı’nda pazarlık konusu yapılmasının Kudüs’te İslami olan ne varsa yok edilmesi anlamına geldiğini söyledi.

Kudüs’ün Müslümanlar açısından pazarlığa açık bir konu teşkil etmediğini belirten Salah, ABD’nin siyonistlerin Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya ilişkin yaptıklarını desteklemesi, bunun karşılığında ise İslam dünyasının suskunluğu nedeniyle en kötü dönemlerinden birini geçirdiğini kaydetti.

Salah ayrıca, siyonistlerin Mescid-i Aksa’nın altında bir sinagog bir de müze yaptıklarını, müzeye “nesillerin kafilesi” adını verdiğini belirterek, mescidin altında kazılan tünelin bu sinagogun boyutlarını çoktan aştığını, Kubbetü’s Sahra’ya yönelerek çok tehlikeli bir hal aldığını bildirdi.

Salah ayrıca siyonistlerin iki hedefinin bulunduğunu, bunlardan birincisinin Kudüs’ün Yahudileştirilmesi, ikincisinin ise Mescid-i Aksa’nın tedrici olarak ele geçirilmesi ve Süleyman Heykeli’nin dikilmesi olduğunu belirtti.

FİEM

Yorumlar (yok) ::::::::::::::::::::::::::::: Yorum Yaz ! ::::::::::::::::::::::::::::: Bağlantı

<<< Önceki Sayfa :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: >>>
Arz-ı Mev'ud Gerçekleşecek mi?
Vakit'ten Başbuğ'la İlgili İkinci İlginç İddia
ABD-İsrail'in Korkunç Planı
KIYAMET-X Bilinmeyen (fragman)
Pentagon Saldırısı
1 Dolar ve Sırları
5 Dakikada Ahir Zaman
3 Boyutlu Kabe Animasyonu
Siz de Kör Olabilir misiniz?
İslam'a Hakaretin Bedeli Ağır Oldu
Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı Bölme Planları
Sabret Ey Gazze!
Tapınakçılar Geri Dönüyor
Milletimiz Önüne Yine Eski Bir Mağduriyet Filmi Konuluyor
Yeni Bir Kiyamet Alameti Daha!
Seni de Vururlar Birgün Ey Acı :(
F. Gülen, ABD Müttefiki Olduğu İçin mi Kollanıyor?
ABD Islam'a Karsi Olan Bir Savasi Kazanamaz - Hamza Yusuf
'PKK İşi Bitti, Artık BOP Var' Dedi
Oscarlı Yıldızın 11 Eylül Bombası
Şehidlere Ölü Diyen "Bizim" Gazete
Vicdansız Müslümanlar!..
Takva ve Fücur
Hizbullah & Hizbuşşeytan
Dolardaki Sır: 2010!
Gıda Raporu
Son Uyarı
İtibar Haber
Beyan
Yaklaşan Saat
Umut Fm
Kudüs Yolu
Menzil
Dünya Bülteni
Tasavvuf Alemi
Islam TV
Tomor Hoca
Boykot Et
Hepsi Gerçek
İsyaa
Fransizmi
Kalplerin Keşfi
Milli Gazete
Anadolu Gençlik
Tevhid Haber
Barbaros
rumuzsehadet
pcard
medreseizehra
Ahmet KOÇAK
islamiresimgalerisi
tekke
ahmetyazar
dusbahcesi
hannetutuksuz
ibretlik
tabiin
resulevuslat
islamimedya
kalubela
ehlidost
kitabooku
birdiyar
menkibe
cecenistan61
netmaymunu
bennur76
karanliklarperisi
islamtv
oktayusta
mescid
bagimsizlik